umutburakunal - USED TO
   
  UMUT BURAK UNAL-anasayfa
  ANGLIA sınavına hazırlık
  => if quiz type 1-2
  => İF CLAUSE TYPE 1
  => USED TO
  => comparatives-superlatives
  => as....as
  => was-were YENİ
  => past simple
  => condıtıonals
  => tag questıons
  => simple past-continuous
  => tense revision
  => enough-too
  => reflexives
  => simplepast
  => underline
  => present perfect
  => adjectives-adverbs
  => relative clauses
  => relative clauses1
  2015-2016 çalışma takvimi
  LİSE
  yorumlarınız-iletişim
  6.SINIF 1. DÖNEM ÇALIŞMA KAĞITLARI
  7.SINIF 1.DÖNEM ÇALIŞMA KAĞITLARI
  8.SINIF1.DÖNEM ÇALIŞMA KAĞITLARI
  2. dönemPROJE ve performans görevleriKONULARI
  8. SINIF 2. DÖNEM ÇALIŞMALARI
  7. SINIF 2. DÖNEM ÇALIŞMALARI
  6. SINIF 2. DÖNEM ÇALIŞMALARI
  ÖNERDİĞİM WEB SAYFALARI-LİNKLER
  İNGİLİZCE SEVİYENİZİ ULUSLARARASI YABANCI DİL SINAVLARIYLA SINAYABİLİRSİNİZ
  EXTRA
  Galeri
  SPOT ON SÖZLÜK
  DYNED PROGRAMI HAKKINDA
  puzzles-bulmacalar-tekerlemeler
Yeni sayfanın içeriği
Geçmişteki alışkanlıklarımız - Used to
Geçmişteki alışkanlıklarımızda bahsederken yardımcı olarak “used to” kullanılır. Öznenin hemen arkasında kullanılan bu yapı özne ayrımı yapmaz bütün öznelerde aynıdır.  Bu yapıyı gördüğünüzde eskiden kelimesini hatırlayınız. 
 
I used to play volleyball. – (eskiden) voleybol oynardım.
 
My father used to smoke. –  Babam sigara içerdi.
 
We used to meet every weekend. – Her hafta sonu buluşurduk.
 
She used to have a more positive attitude towards her work. – İşine karşı daha pozitif bir tutumu vardı.
 
Olumsuz ve soru cümlelerinde  bize “did” yardımcı olur.
 
I didn’t use to eat so much chocolate. – Bu kadar çok çikolata yemezdim.
 
Did you use to visit your uncle? – Amcanı ziyaret eder miydin?
 
 
“ Used to” yapısının şu iki kullanımı farklıdır.
 
 
* “be used to”  alışkın olmak anlamını verir.
 
 
I am used to watching a movie at home. – Evde sinema izlemeye alışığım.
 
Taxi drivers are used to heavy traffic. – Taksi şoförleri yoğun trafiğe alışkındırlar.
 
Are you used to be getting up early? – Erken kalkmaya alışık mısın?
 
Most women are used to cooking whereas men aren’t. – Kadınların çoğu yemek pişirmeye alışıktır, oysa erkekler değil.
 
 
* “get used to” alışmak anlamında kullanılır.
 
My friend is getting used to living in Istanbul. – Arkadaşım İstanbul’ da yaşamaya alışıyor.
 
They will get used to come to work in time. – Zamanında işe gelmeye alışacaklar.
 
Can you get used to working in that company? – O şirkette çalışmaya alışabilecek misin?
 
   
site açıldığından beri toplam 84997 ziyaretçi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=